-

  

Menü
Ana Menü
    Ana Sayfa
    Haberler
    Dosyalar
    Yazılar
    Üyeler
    {{ Forum }}
    Üye Ol!
    Şifremi Unuttum!
    İnşaat Firma Rehberi

Eğitim
    Görüntülü Dersler
    CD Satış
    Staj Defterleri
    Ödeme Seçenekleri

Site İçerik
    Resim Galerisi
    Ortaklık
    Kariyer
    Ziyaretçi Defteri
    Kadromuz
    İlanlar
    2006 Birim Maliyet
    Autocad(kitap)
    SAP 2000(A'dan Z'ye)

Reklam
    Reklam Ver
    Sponsorlarımız

Dost Siteler
    Bağlantılar
    Ücretsiz Eğitim
 
Google'da Ara
..Buraya Yaz..
 
Değişen ve Gelişen Mimarlık 2
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   Değişen ve Gelişen Mimarlık 2

Değişen ve Gelişen Mimarlık 2

 

Yazan: Murat Bülbül Tarih: 27 Ocak 2008

  

 

   Mimarlığı insanlığın var oluşundan buyana bir yapı yapma eylemi olarak tanımlayacak olursak bu eylem kapsamından çözülmesi gereken sorunlar düşünülmesi gereken farklı konular vardır. Konut veya diğer, toplumda kullanılan bu yapılarda sadece mimarlar ve mühendisler bulunmamalıdır. Politikacılar, sosyologlar ve toplum bilimcilerinde emek vermesi gerekiyor ancak bu tür bir sonuç üretilebilir.

 

     Kojin Karatanı’nın Metafor Olarak Mimari adlı kitabının giriş bölümü için Arata Isozaki’nin yazdığı Krizler Haritası yazısında kitap için yazdıklarının mimarinin değişimini ve gelişimini anlamamıza yardımcı olacak bir kısmını vermek istiyorum.

 

     Mimarinin şu anda krizde olduğunu söylemektense, “modern mimari” adını aldığından beri sürekli bir krizde olduğunu söylemek daha doğru olacak. Benim gözlemime göre krizler yüzer yıllık aralarla daha büyük dalgalar halinde tekrarlanmaktadır ve biz de şimdi üçüncü dalganın başlarındayız. İlk dalga, on sekizinci yüzyılın sonlarında ortaya çıktı. O zamana dek bütün mimari söylemler, Vitrivius’un Mimari üzerine On Kitap’ına dayalıydı; mimarlardan o sırada beklenen şeyin, temel kitap konumunu edinmiş olan Vitrivius yazılarına dipnotlar düşmekten ibaret olduğunu söylersek çok ileri gitmiş olmayız. Bu Kitap’ın, klasikçiliğin dilinde mimari düşünce için bir temel sunduğuna inanılıyordu.

 

      Krizin başlangıcının ilk işareti, mimarların Kitap’a olan inancının sarsılmaya başlaması oldu. Dünya seyahati çağı gelmişti ve Doğu uygarlığı gibi farklı uygarlıklardaki farklı mimari üsluplar konusunda bilgi edinilmeye başlamıştı. Arkeolojik bilgi genişledikçe, tarihöncesi mimarinin özellikleri görülmeye başladı yavaş yavaş. Zamanın mimarlarını en fazla şaşkınlığa uğratan şey, antik Yunan’ın gerçek mimarisinin Vitrivius’un Kitap’ında prototip olarak betimlenen ve kabul edilenden farklı olduğunu görmeleri olmuştu. Klasik dünyanın, aslında kapalı bir kendilik olduğu ve bu dünyanın dışında farklı zaman ve mekân duygularına sahip çok sayıda dünyanın mevcut olduğu ortaya çıktı. Bu aynı zamanda, Vitrivius’un getirdiği mimari normun tek ve biricik ilke olmadığı, birçok mimariden sadece biri olduğu anlamına da geliyordu. 1

1-(Kojin Karatanı Metafor Olarak Mimari –Giriş: Krizler Haritası Arata Isozaki s.no:11- 12)

 

     Değişimin sonuçlarına bakarken onun nasıl başladığını da kendimize sormalıyız. Bunda kullanıcıların yani insanların bir etkisi olduğu gibi doğal çevreninde başlatma etkisi vardır. Buna bir örnek olarak şu soruyu kendimize sorabiliriz;

Kentlerin oluşumunda su etkeninin belirleyici rolü ve yarattığı zincirleme etkileşimler neler olabilir?

Bu konuda en iyi örnek Venedik olmalıdır. “Bayındır duruma getirilmiş adalar ve dinsel yönetim bölgelerinden oluşan sık bir doku olan kent organizması, Büyük Kanal ile Giudecca Kanalının açık denize dökülen ortak ağızlarından çok uzak olmayan birleşme noktasına akılcı biçimde yerleştirilir. Bu seçim, kanalların değişken dış çizgilerini yapay olarak sabitleştirip bayındır duruma getirilmiş alana uygun bir sınır çizilerek bir kent yaratmak için doğayı baskı altına alan bilinçli bir seçimdi.” 2

 

      Batının siyasal haritasında, 12. yüzyılda, ticarete dayalı büyük bir kent devlet olarak yerleşmiş, hatta Konstantinopolis ile eşdeğer duruma gelmiş olan Venedik, Doğu ile Batı arasındaki biçemsel sınırların ortasına yerleşmesinden dolayı diğer Kent devletlerden farklılaşmıştı. Peki, bu farklılaşmada planlamanın rolü ne idi? 3

“Suyun gelgitlerle nabız gibi ritim atan yüzeyinin dayattığı yüksekliğin ödün vermez tekdüzeliği, kentin bir plana göre yapılandırılmasını, yollar ve kanallardan oluşan ve asgari bir zahmet (yayanın köprüleri tırmanmasını, kayıkçının da köprünün altından geçerken başını eğmesini)gerektiren ikili düzeni zorunlu kılmıştır... Kentteki gerçek yaşam, deniz ile terra firma arasında bir yerde bulunan lagünün, yaşamı başından beri belirleyen aracı karakterine bağlıydı. Sularını lagüne boşaltan nehirlerin ağızları alüvyonu önlemek için değiştirildi; gemilerin geçişini kolaylaştırmak ve suyun akışını sağlamak için yeni kanallar açıldı. Ayrıca çevreyi korumak için sert yasalar çıkarıldı.” 2

  

  Burada duyumsadığımız büyük gerginlik, kent planının oluşumunda doğanın nesnel koşullarına akılcı uyumun gözetilmesi gerekliliği ile bilim insanlarının, kentsel çevrelerini, doğanın kendi yasalarını kullanarak değiştirme arzularının bir araya gelmesinde, yani akıl ve korkunun karışımında yatmaktadır.3

2-Benevolo Leonardo, Avrupa Tarihinde Kentler, AFA Yayıncılık,1995,İstanbul

3- Su kıyısında gelişen mimarlık. Amsterdam Doğu limanı Bölgesi deneyimi Mimar Vedat Tokyay Aralık 2006

                                                                    

           1952 yılında mimarların yıllık Balo gazetesinde yer alan bir karikatür (Resim 1)

 Türk mimarlığının Cumhuriyet’in kuruluşundan beri her on yılda bir, ardıl olarak gelişen aşamalarını şöyle tarihliyor: 1925, 1935, 1945 ve 1952 –sırasıyla Yeni-Osmanlıcılık, Avrupa avangardı, Yeni-Yöreselcilik ve Amerikan moderniz mi. Çok partili düzene geçilen 50’li yıllar, ‘Batı’ kavramında bir yer değiştirmeye sahne olmaktaydı; yapı ve yaşam kültüründe artık Amerikanlaşma dönemi başlamıştı. Amerika’dan Türkiye’ye yabancı yardım akışının yanı sıra, Soğuk Savaş dönemi müttefiklerinin birer “küçük Amerika” olma rüyasını Türkiye’nin de görmeye başlaması, kültürel kimliğin yönünü ve ona uygun mimarlığın da şeklini belirledi. 4

4-Mimarlık ve Kimlik Temrinleri- I: Türkiye’de Modern Yapı Kültürünün Bir Profili Aydan Balamir Doç. Dr. ODTÜ Mimarlık Bölümü Resim:“Ankara’da Mimarlık” (Balo Gazetesi, n.5, 2.2.1952, p. 4)

      Yazının girişinde size “Değişmeyen tek şey değişimdir” dedim. Bu söz ile yazımdaki içeriğinde zamanla geçerliliğini kaybedeceğini de vurgulamak istedim.

 Değişmeye açıksanız gelişirsiniz...


[ Yazar : Murat BÜLBÜL | Okunma : 1907 | Tarih: 29.01.2008 ]
         Oy : 8-Puan : 40


 

Son 5 Yorum

Ekleyen: civil16
Sayın Murat Bülbül;
mükemmel yazı eline sağlık...
Tarih : 25.07.2008 21:06:42

Ekleyen: civilcik
Tek kelimeyle yazı mükemmel mimarlık ile ilgilenen herkesin okumasını tavsiye ederim. Syn Murat Bey devamını bekliyoruz yazılarının...
Tarih : 09.02.2008 16:59:13




Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)
 

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 550386             
Güvenlik : 
Hatırla :   Gizli : 

  
 
Köşe yazıları
 Yeni Köşe yazıları:

 Hit Köşe yazıları:
 
Resimlerden
Galeriden seçmeler..
Resim Gönder

Shun Hing Square-4
 
Takvim
« Tem Ağustos
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Tarihte 19 Ağustos günü 2 olay var, Detaylar..
 
2012 © Copyright insaatforumu.net inşaat,mimarlık,mühendislik,emlak,yapı
Website motorumuz © 2007 AspSitem Ay Yildiz.
Bu sayfa: 0,63 saniyede yorumlandı.
 
toplist
İnşaat Firmaları | inşaat | Staj | Kariyer | Görsel AutoCAD | AutoCAD Kitap | Sap2000 (Örnek Havuzu) | Resim Galerisi | Dosyalar | Yazılar | Köşe Yazıları | Çizimler | CD Satış | İş Arayanlar | Eleman Arayanlar | İlanlar | Staj Arayanlar | AutoCAD | Sta4CAD | İdeCAD | Probina | Sap2000 | XSteel | Etabs | Primavera | Özgeçmiş (CV) Örnekleri | İnşaat | İnşaat Forumu | Mimari Maket | İnşaat Gazetesi